Berat gecesi, şaban ayının onbeşinci gecesidir. Yani ondördüncü günü ile onbeşinci günü arasındaki gecedir. Allahü teâlâ, ezelde, hiçbir şey yaratmadan önce, her şeyi takdir etti, diledi. Bunlardan, bir yıl içinde olacak her şeyi, bu gece meleklere bildirir. Kur’ân-ı kerim, Levhilmahfûza bu gece indi. Resulullah efendimiz bu gece, çok ibadet ve çok dua ederdi.
Her sene, şaban ayının onbeşinci Berat gecesinde o senede olacak şeyler, ameller, ömürler, ölüm sebepleri, yükselmeler, alçalmalar, yani her şey Levh-i mahfuzda yazılır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, tövbe, reddolmaz. Fıtır Bayramının ve Kurban Bayramının birinci geceleri, şabanın onbeşinci, Berât gecesi ve Arefe gecesi.)
(Cebrail aleyhisselam bana geldi. Kalk, namaz kıl ve dua et! Bu gece, şabanın onbeşinci gecesidir dedi. Bu geceyi ihya edenleri, Allahü teâlâ affeder. Yalnız, müşrikleri, büyücüleri, falcıları, hasisleri, alkollü içki içenleri, faiz yiyenleri ve zina yapanları affetmez.)
(Berât gecesini ganimet, fırsat biliniz! Çünkü belli bir gecedir. Şabanın onbeşinci gecesidir. Kadir gecesi, çok büyük ise de, hangi gece olduğu belli değildir. Bu gece, çok ibadet yapınız. Yoksa, kıyamet günü pişman olursunuz!)
Cuma, Arefe, Bayram, Kadir, Berât, Mirâc, Aşûre, Mevlid ve Regâib gecelerinde ibadet etmek çok sevaptır. Muhammed Rebhâmî hazretleri Rıyâd-un-nâsıhîn kitabında buyuruyor ki:
“Büyük İslam âlimi, İmâm-ı Nevevî hazretleri, Ezkâr kitâbında buyuruyor ki: Gecenin oniki kısmından bir kısmını yani bir saat kadar ihya etmek, yani okumak, namaz kılmak, dua etmek, bütün geceyi ihya etmek olur. Yaz ve kış geceleri için hep böyledir. Fıkıh kitaplarında, saat demek, bir miktar zaman demektir. Nevevî, Şafii mezhebinde müctehiddir. Hanefilerin de, geceleri, böyle ihya etmeleri uygun olur.”
❤️BİRLİKTE İYİLİK AKADEMİ❤️
Türkler Latin alfabesini Harf İnkılabı ile mi öğrendi? Osmanlılar zamanında Arap alfabesi yerine Latin alfabesini koymak hususunda bazı teşebbüslerden bahsedilirse de hiçbiri doğru değildir. Tarihte hiçbir Türk'ün aklına böyle bir şey gelmemiştir. Latin alfabesiyle Türkçe’nin yazıldığı münferit bazı hadiseler varsa da bu, Türkçe bilen, ama Arap yazısını okuyamayan ecnebilere yazılmış bilgi notlarından ibarettir. Sultan Abdülhamid’in Latin harflerini istediği, Osmanlı entelektüellerinde de rağbet olduğu gibi sözler, harf inkılabından sonra ileri sürülmüş subjektif iddialardır. Bir vesikası yoktur. Sonradan Sultan Abdülhamid hakkında uydurulan hatıra defterine bile sokulmuştur. Bu işi dile getiren Azerbaycanlı Mirza Feth Ali Ahundof gibi tek tük marjinal tipler çıkmış, ama ciddiye alınmamıştır. Bu işi ilk defa İttihatçılar takıntı yapmıştır. Harbiye Nazırı Enver Paşa Arap harflerini alışılagelenin aksine Latin alfabesi ...
Yorumlar
Yorum Gönder